Sağlık, kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik halinde olmasını ifade eder ve sağlıklı beslenmeyi gerektirir. Bu yüzden sağlıklı beslenme ve gıda her zaman beraber anılır. Kentleşme ve yeni yaşam tarzları nedeniyle herkesin kendi gıdasını üretmesi mümkün değildir ve dışarıdan temin etmek zorundadır Gıda sanayisi tüketicilerin bu ihtiyacını karşılamak için doğmuştur ve her geçen gün gıda teknolojisi gelişmektedir. Başka bir deyişle gıda üretildiği yerde tüketilmez ambalajlanarak yakın veya uzak mesafelere gönderilerek tüketicilerin erişimi ne sunulur.
Gıdalar insan yaşamı için vazgeçilmez olmakla birlikte uygun koşullarda üretilmediği ve muhafaza edilmediği takdirde tüketicilerde sağlık riski oluşturabilir. Bu yüzden gıdaların üretimi, muhafazası ve pazarlanması tüm ülkelerde mevzuata bağlanmıştır. Mevzuatın öngördüğü hususlardan birisi de gıdaların etiketlenmesine dair kurallardır. Etiketleme gıda güvenilirliğinin ve tüketicilerin bilgilendirilmesinin önemli bir parçasıdır.
Ulusal mevzuatımızda etiketleme; gıdaya eşlik eden veya atıfta bulunan herhangi bir ambalaj, belge, bildirim veya etiket üzerinde yer alan, gıda ile ilgili herhangi bir yazı, bilgi, ticari marka, resimli unsur veya işaretleri” olarak tanımlanmaktadır. Mevzuatımız bu kuralların aynı zamanda gıdaların reklamı ve tanıtımı için de geçerli olduğunu ifade etmektedir.
Etiketler izlenebilirliği sağlamada en temel araçtır. Doğru okunması halinde doğru beslenmenin yolunu çizer, tüketicileri yanlış bilgilerden korur. Etiketleme aynı zamanda pazarlamaya da önemli ölçüde yardımcı olur. Ürünlerin etiketlemesi çeşitli boyutlarda ve değişik malzemelerden yapılabilir bilgilendirme yanında ürünün görünürlüğünü sağlamayı amaçlar. Diğer yandan tüketicilerin yanıltılması ile ilgili sorunların, taklit ve tağşişin temelinde de uygun olmayan etiketlemeler ve gıda reklamları bulunmaktadır.
Gıda ve beslenmenin konuşulduğu her zeminde en çok duyduğumuz kavramların başında gıda güvencesi güvenliği, gıda güvenilirliği, izlenebilirlik, fonksiyonel gıda, zenginleştirilmiş gıda ve sağlık beyanları gelmektedir. Bu kavramlar elbette tesadüfi olarak ortaya çıkmış değildir. Sağlıklı beslenme ve kaliteli yaşam arayışlarının bir sonucudur. Günümüzde bir yandan gıdaların çeşitliliği artarken, diğer yandan beslenme alışkanlıkları ve tüketim tercihleri değişmektedir. Örneğin hayvansal ürünlerin tüketiminden kaçınmayı esas alan veganlık ve sadece yerel ürünlerin tüketilmesini savunan slow food (yavaş yemek) hareketi yaygınlaşmaktadır. Bu tür tüketici tercihleri yeni ürünleri gündeme getirecek ve etiketlemeye başka bir bakış kazandıracaktır. Gıda sektörü tüketici taleplerine uygun gıdalar üretmenin yanında, onların sağlık konusundaki duyarlıklarını gözetmek durumundadır. Doğaldır ki; böylesi bir süreçte ulusal gıda otoritesi tüketicinin doğru bilgilenmesini sağlamak ve haksız rekabeti önlemek için kurallar koymak zorundadırlar. Nitekim birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de bu konuda Avrupa Birliği ile uyumlu gerekli mevzuat mevcuttur.
Etiket okur yazarı olan bir tüketici olmak istiyorsak ulusal mevzuatın bu konuda dediklerini ve etiketlerin dilini biliyor olmamız gerekir. Türk Gıda Kodeksi Gıda etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği; etiketlemede, gıdanın kimliği ve bileşimini, bazı özel tüketici gruplarının tüketmemesi gereken içerikleri, güvenli kullanım için muhafaza koşullarını, ürünün dayanıklılığını , özel beslenme ihtiyaçları olanlar dahil tüketicilerin bilinçli olarak seçim yapmasını sağlayacak besin öğelerinin etikette yer almasını, esas almakta ve son tüketici veya toplu tüketim yerlerine yönelik olmasını gözetmektedir Gıdanın başta doğası, kimliği, özellikleri, bileşimi, miktarı, dayanıklılığı, menşe ülkesi, imalat veya üretim metodu olmak üzere başlıca nitelikleri açısından, gıdanın sahip olmadığı etkilere veya özelliklere atıfta bulunarak, belli bir gıdanın özel niteliklere sahip olduğunu ileri sürerek ve özellikle belirli bileşenler ve/veya besin öğelerinin varlığını veya yokluğunu vurgulayarak, gıdanın bileşiminde doğal olarak bulunan öğelere özel anlamlar yükleyerek bilgiler veremez. Özet olarak bilgilendirmenin doğru, açık ve tüketici için kolay anlaşılır olması gereklidir
Gıda etiketlerinin dili bize ne söyler? Biraz ondan bahsetmek istiyorum. Gıda etiketlerinde; besin öğeleri değerleri (karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral miktarları); üretici firmaya ait bilgiler, gıdanın içreği, porsiyon miktarı, paketin net ağırlığı gibi bilgiler yer alır. Ayrıca tüketicilerin tercihini kolaylaştırmak adına düşük yağlı, light, probiyotik, doğal gibi beyanlar yer alabilir. Ancak etiketlerde yer alan bazı tabirlerin anlamını her tüketici bilmeyebilir. Bu yüzden etiket okur yazarlığı konusunda bir farkındalık oluşturulmasına ihtiyacı vardır. Ancak bu farkındalık birkaç yazı yazmak ile olabilecek bir durum değildir. Yine de etiket okumak isteyenlere yardımcı olabilecek bazı tabirler bize ne söyler?
Öncelikle etiketlerin bize ne söylememesi gerektiğine dair temel bir cümle yazmak yerinde olacak: gıdaların etiketlerinde hastalıkları önlediği, iyileştirdiği, cinsel gücü arttırdığı, horlamaları engellediği gibi cümleler yasal olarak yer alamaz. Bu tür cümlelere itibar edilmemelidir.
Light veya azaltılmış tabiri enerjisi/besin ögesi ürünün orijinaline göre az %30 azaltılmış ürünleri, ifade eder. Tüketicilerin talebine bağlı olarak gıda üreticileri çeşitli besin öğelerini gıdaya üretim sırasında belirli kurallar çerçevesinde ekleyebilmektedirler. Bu tarz ürünlerin etiketlerinde “içerir”, “yüksek”, “zengin” veya “zenginleştirilmiş” beyanları yazılabilmektedir. Örnek vermek gerekirse, iyotlu tuz, selenyumlu yumurta, C Vitaminince zengin içecek gibi. Süt ve yumurta gibi gıdalarda vücuda zararlı olan bakterilerin yok edildiğini anlatmak için “pastörize” veya tüm bakterilerin, yüksek ısıda kısa süre ısıtılıp hızla soğutulması ile yok edildiğini anlatmak için “UHT” tabiri etikete yazılır.
İnsanlarda alerjiye veya intoleransa neden olan bileşenlerin özel biçimde etiketlenmesi ve yine özel metabolik rahatsızlıkları olan kişilere yönelik uyarıların etikette yer alması için özel kurallar getirilmiştir. Yönetmelikte açıkça listelenmiş olan bu bileşenlerin etikette “içindekiler” kısmında, listenin geri kalanından açıkça fark edilebilecek şekilde yazılması gerekmektedir. Çölyak hastalarının bağırsaklarında hasar ve emilim bozukluğuna neden olan glütenin gıdadaki yokluğu veya azaltılmış varlığı hakkında tüketiciyi bilgilendirmek amacıyla belirli limitler dahilindeki gıdaların etiketlerinde “Çölyak hastaları için uygundur” veya “Çölyak hastaları için özel formüle edilmiştir” ifadelerinin kullanılması mümkündür.
Benzer şekilde fenilalanini metabolize edemeyen fenilketonüri hastalarına yönelik olarak aspartam vefenilalanin içeren gıdaların etiketinde “Fenilalanin içerir” şeklinde uyarı bulunması gerekmektedir.
2019 yılının sonunda tümüyle yürürlüğe girecek olan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği gereği gıdaların etiketlerinde artık beslenme bilgisinin bulunması zorunludur. Her ne kadar bu bilginin öncelikle 100 gr veya 100 ml üzerinden verilmesi bir zorunluluk olsa da genelde bu bilgiler aynı zamanda o gıdanın bir porsiyonuna dayandırılarak verilmektedir. Tüketicilerin porsiyon büyüklüğü ve sayısına dikkat etmeleri bakmaları gerekir. Gıda üreticilerinin, tüm ürünlerini uygun şekilde etiketlemesi yasal olarak gereklidir ve ahlaki bir sorumluluktur.
Gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemlerin artırılarak devam ettirilmesi, Türk neslinin sağlığı, refahı ve bekası için hayati öneme haizdir.
Sağlıcakla kalın





